Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

Çare Sizsiniz | December 14, 2017

Scroll to top

Top

2 Comments

Bölüm 25: Çare Sizsiniz – Köy Enstitülerinde Eğitim Modeli

Bölüm 25: Çare Sizsiniz – Köy Enstitülerinde Eğitim Modeli
Admin User
  • On Aralık 20, 2016
  • http://caresizsiniz.org

Bölüm 25: Çare Sizsiniz – Köy Enstitülerinde Eğitim Modeli

Prof. Dr. B. Gültekin Çetiner ve Yüksek Mimar Çelik Erengezgin hocalar birlikte sundukları bu programda Hasanoğlan Köy Enstitüsü Mezunu Avukat Hüseyin Metin hocayı konuk ediyorlar.

Köy Enstitüleri ile ilgili merak ettiğiniz tüm sorular burada. Köy Enstitülerinin İş ve üretim içinde Eğitim modeliyle 21. yüzyılda ileri ülkelerin pek çok eğitim modeline şapa çıkartacak tarzdaki bir eğitim modeline sahip olduğunu izleyeceksiniz.

Enstitülerin müfredatlarından mezunların ilk görevlendirilmelerine ve yanlarına konulanlara köylerde nasıl bir değişimi başlattıklarına ilişkin ayrıntılı bilgileri her zamanki gibi hoş sohbet doğaçlama ortamda izleyebilirsiniz.

Bütün Dünyaya pazarlanan Montessori eğitimi ya da Finlandiya modeli mi? Yoksa müfredatlarını öğrencilerin öğretmenlerle birlikte oluşturduğu İngiltere’deki Summerhill Okulları mı? Pek çok model konuşulmakta. Ama tamamen yerli ve bizim ürünümüz olan Köy Enstitüleri gündeme gelmemekte. İşte Çare Sizsiniz altında Köy Enstitüsü modelini konuştuk.

Aşağıda; az sayıda hayatta kalan Köy Enstitüsü son dönem mezunlarından Hüseyin Metin hocamınızla birlikte zevkli sohbeti bulacaksınız. Bu sayfada aynı zamanda Hasanoğlan Köy Enstitüsü’nden derlenen çeşitli resimler de yer almaktadır.


Bölüm 1/2- Köy Enstitüleri Eğitim Modeli


Bölüm 2/2- Köy Enstitüleri Eğitim Modeli


ÇARE SİZSİNİZ PROGRAMINDA KONUŞULAN KONULARLA İLGİLİ KAYNAK METİNLER

“Elimden gelse, bütün dünya okullarının programlarına insanın insanı sömürmemesi adlı bir ders koyardım.”
İsmail Hakkı TONGUÇ

Köy Enstitüleri Duvarlarında Asılı Yazı

Köy Enstitüleri Duvarlarında Asılı Yazı

“Yarının okulu, iş ve yaşam okulu olacaktır.”
İsmail Hakkı TONGUÇ

“Köy Enstitülerinin temel taşı iş’tir. İşi kaldırdınızmı köy enstitüleri yaşamaz.”
İsmail Hakkı TONGUÇ

“İnsanoğlunun kazanacağı en büyük zafer korkuyu yenmesiyle kazanacağı zaferdir.”
İsmail Hakkı TONGUÇ

“Köy insanı öylesine canlandırılmalı ve bilinçlendirilmeli ki, onu hiçbir kuvvet, yalnız kendi hesabına ve insafsızca sömüremesin. Köyün sakinlerine köle ve uşak muamelesi yapmasın. Köylüler, bilinçsiz ve bedava çalışan birer iş hayvanı haline gelmesinler. Onlar da her vatandaş gibi her zaman haklarına kavuşabilsinler”
İsmail Hakkı TONGUÇ

“Köyün sınırında aydınların mezar taşı dikilmedikçe köy davası hallolmaz”
İsmail Hakkı TONGUÇ

Dayağa Karşıİsmail Hakkı TONGUÇ 13 Aralık 1943 günü köy enstitüsü müdürlerine gönderdiği bir mektupta, bu mektubun öğretmen ve öğrencilerin birlikte olduğu ortamlarda yüksek sesle okunmasını istiyor ve olası dayak ve hakaretlere karşı “Öğrencilerin karşılık verme hakkının” doğacağını belirtiyor.

Her hafta okulda özeleştiri yapılması
Tonguç, ağırlıklı olarak eğitbilim (pedagoji) ve öğretim yöntemlerinin işlendiği kitaplar yazmış, eğitim mevzuatları hazırlamış, okul müdürlerine genelgeler ve mektuplar göndermiş. Eğitsel konularda en çok kitap ve yazı yazan eğitimci olarak biliniyor. 1927’de “Elişi Rehberi”, 1931’de “Mürebbinin Ruhu”, 1932’de “Resim El-işleri ve Sanat Terbiyesi”, “1933’te “İş ve Meslek Terbiyesi”, 1934’te (Reşat Şemsettin Sirer ile) “Almanya Maarifi”, 1937’de “Köyde Eğitim”, 1939’da “Canlandırılacak Köy” gibi kitapları köy enstitülerini kurmadan önce yazmış. Tonguç, Canlandırılacak Köy kitabını yazmadan önce, 61 il, 305 ilçe, 9.150 köyde inceleme yapmış, 4.120 kişiyle görüşmüş, 456 belge incelemiş ve 112 kitaptan yararlanmış.

Yücel, Tonguç’un ölümü üzerine, “O Türkiye’nin Pestalozzi’sidir” diyor.
Hasan Ali Yücel

“Köylüye bir şey öğretebilmek için, ondan birçok şey öğrenmeli.
Hasan Ali Yücel

Bataklığı kurutmak, sıtmalıya kinin rejimi yaptırmak, trahomlunun gözüne ilaç damlatmak, okul binasını yapmak, yaralının yarasını sarmak, gebeye çocuğunu doğurtmak, pulluğun nasıl kullanılacağını veya tamir edileceğini öğretmek, bozuk köprüyü yapmak, ıslah edilmiş tohumu tarlaya saçmak, fidan dikerek onu büyütmek ve step köylüsünün ‘dal’ diye adlandırdığı ağacı hakikaten ağaç haline getirmek; ulemanın (alimin) işi değil, kahraman teknisyenler ordusunun işidir. O (köylü), bu kahramanları kendi içinden yetiştirmeğe mahkum. Bütün felaketlere katlanarak, ıstırabı zehir gibi yutarak çalışan ve başlarının üstünde şereflerle örülü birer taç taşıyan bu kahramanlar köyü dile getirecekler. O zaman yeni sesler duyacağız. Bu seslerden ürkmeden onları dinlemek lazımdır. Köyden yeni renk ve seda getirenleri saygı ile karşılamak gerekir.

“Her kişinin kendi varlığını sürdürebilmek için harcamak zorunda olduğu bir çaba vardır. Bu çabaya iş diyoruz. Bu çabadan aynı zamanda hayat yoluyla eğitimi de anlamamız gereklidir. Bu biçim eğitimin niteliği, bireyi ruhça ve bedence güçlendirmek ona geçimini sürdürmeye yarayacak olumlu ve yararlı bilgiyi kazandırmak ve bu hayatın gerektirdiği pratik becerileri öğretmek biçiminde algılanmalıydı

Hasan Ali Yücel’in, “Kimseyi taklit etmeyerek kendi ihtiyaçlarımıza göre kendimizin olarak, belki de başkalarına örnek olacak şekilde kurduğumuz müesseseler” olarak tanımladığı Köy Enstitülerin fikir babalığını yürüten Tonguç’a göre, “köy eğitiminin amacı, büyük ölçüde güçlü vatandaş, yani sosyal bilinçte insan ve memleketin siyasal, ekonomik ve kültürel hayatının gelişmesine katılacak, yani doğanın bütün güçlerine tutsak değil, egemen olabilecek bir güçte iş adamı yetiştirmek olmalıdır. Bizi bu amaca götürecek okulda kitap öğretimi değil, iş eğitimi olacaktır”.

Tonguç, köylere yönelik gerçekleşecek olan aydınlanma hareketinin temelinde yer alan bu hedefini, başka bir eseri olan “Canlandırılacak Köy”ün önsözünde şu sözlerle dile getirmektedir; “Köyü kalkındırmaya değil, kendi unsurlarıyla içinden canlandırmaya çalışmak ve bilinçlendirmek”. Bu hedefe gidilen yolda, iş ve üretime yönelik eğitim düşüncesini ön plana çıkaran açıklamalar getiriyor, şu ifadelerde bulunuyordu; “Köylerin kültürel ve genel hayatlarında ileri bir seviyeye getirebilmek yalnız klasik manadaki öğretmenle mümkün olmaz… Köylere öğretmen yetiştirirken bir taraftan öğretmeni çok cihetli işler görebilecek şekilde biçimlendirmeye çalışmak, diğer cihetten de öğretmenle birlikte köye giderek diğer iş sahalarında çalışacak elemanı yetiştirmek tedbirlerini almak lazımdı. Ancak o zamandır ki köyü bütün külliyetiyle içine alarak ileri kıymetli bir hayata kavuşturacak mesaiye başlanmış olur”. Tonguç’un ifadelerinden özetlemek gerekirse, Köy Enstitüleri sistemi, “Köye göre öğretmen ve köye yarayacak diğer meslek erbabını yetiştirmeyi” amaçlıyordu

Enstitülerde verilen zirai ders ve çalışmaların amaçları, müfredat programında şöyle belirtilmişti:
1-Öğrenciyi, ziraat derslerine konu olan bitki ve hayvanların yetiştirilmeleri ve bakımlarıyla ilgili iş hayatı içinde yetiştirmek. Onlara maksada en uygun ziraat araçlarını
kullanabilecek ve bu işleri pozitif bilimlerin ilkelerine göre planlaştırarak yapabilecek duruma getirmek.

2-Bu gücü elde eden öğrenciye, ziraat işleri alanında meydana gelen değişiklikleri kendi kendilerine ve devamlı olarak takip edebilme alışkanlığını kazandırmak.
3-Öğrenciye, tabiat olaylarının, canlı varlıkların hayatı üzerinde yaptıkları tesirleri inceleyebilecek bilgiler kazandırmak.
4-Öğrenciyi, öğretmen olacakları çevrenin özelliklerine en uygun ziraat şekil ve usullerini iş alanına tatbik edebilecek ve bu bakımdan köy halkına örnek olabilecek bir duruma getirmek”.

Tüm bu amaçlar etrafında yola çıkan enstitülerde, ziraat dersi çalışmalarına kız ve erkek öğrencilerin hepsi katılırdı. Zirai derslerin haftalık ders saatleri aşağıdaki gibidir; Enstitülerde verilmekte olan teknik derslerin amaçlarına baktığımızda ise şunları görmekteyiz:
1-Öğrenciyi teknik derslerin konularıyla ilgili iş hayatı içinde, seçildiği sanatı, metotla ve başarı ile yapabilecek bir duruma getirmek; talebenin iş ahlakını kuvvetlendirmek.
2-Bu iktidarı kazanan öğrenciye, teknik işler alanında meydana gelen değişiklikleri kendi kendilerine ve devamlı olarak takip edebilme alışkanlığını kazandırmak.3-Öğrenciyi enstitüde öğrendiği sanatı, öğretmen olacağı çevrenin özellik ve ihtiyaçlarına göre tatbik edebilecek ve bu bakımdan köy halkını faydalandırabilecek duruma getirmek”

İsmail Hakkı Tonguç’a göre, “Köy, işten kaçan, nefret eden pasif öğretmene değil, işi seven, ona sarılan, iş vasıtasıyla yurdu şenlendirecek olan canlı, hareketli öğretmene muhtaçtır. Yeni öğretmenler, bireyleri iş içinde yoğura yoğura, sakinleri saadet denizinde yüzen bir vatan yaratmalıdır. Yurt, yoksul insanların değil, varlıklı ve mesut insanların yurdu haline gelmeli; onun her tarafından neşe, sağlık ve bahtiyarlık fışkırmalıdır. Bu ülküye yaklaşmanın ana şartlarından biri, köye iş yapmasını bilen öğretmeni ve iş araçlarını sokmaktır”


Alınan Ortak Tarım Dersleri

Erkek Öğrenciler  İçin Teknik Dersler

Kız Öğrenciler  İçin Teknik Dersler

Mezun Erkek Öğrencilere Verilen Eşyalar

Mezun Kız Öğrencilere Verilen Eşyalar

Teknik Dersler


Çatı inşasında

Dikilen Elektrik direklerinin elektirk bağlantılarının yapılması

Elektrik Jeneratörünü İndirirlerken

Hasanoğlan Köy Enstitüsü Yapımı Sırasında Başka bölglerden gelen Köy Enstitüsü Öğrencileri

Hasanoülan Köy Enstitüsü Öğrenciler ve öğretmenler birlikte Yolların Yapımı

Hummalı çalışma sırasında

Köy Enstitüler Hasanoğlu Köy Enstitüsü Binalarının Çatısını yapıyorlar

Köy Enstitüsü İnşaatı

Öğrenciler binalar için gerekli ahşapları hazırlarlarken

Öğrenciler Çatılan çatı altında

Öğrenciler ve öğretmenler birlikte Jeneratör Kurulumu yapıyorlar

Öğretmen ve öğrenci birlikte okul tabelasının önünde

Tarım Dersinde öğrenciler

Uygulamalı Tarla sürme Dersi